23 Nisan 2013 Salı

Makedonya-Üsküp İzlenimleri:

Üsküp (Makedonca: Скопје, /ˈskopje/, {Skopye}), Makedonya'nın başkenti ve en büyük şehridir. Vardar Nehri'nin iki yakasına kurulmuştur. Vardar’ın akış yönüne göre sol taraf eski Üsküp, sağ taraf ise yeni Üsküp'tür. Osmanlı dönemi eserlerinden meşhur taş köprüsü, Üsküp'ün en önde gelen tarihî eserlerinden biridir.

Coğrafya

Üsküp, Makedonya’nın kuzey kesiminde, Kosova’ya yakın bir bölgede yer alır. Balkanlar’ın ortası sayılabilecek bir konumda olan şehir, Vardar Nehri’nin kenarlarında Vardar Vadisi’nde bulunur. Vardar Vadisi, birçok tepe ve dağla çevrilidir.

İklim

Nemli astropikal iklime sahip olan Üsküp’te yaz mevsimi sıcak ve nemli, kış mevsimi soğuk ve nemlidir. Kışları çoklukla kar yağar. Yaz aylarında ortalama sıcaklık 31 °C’dir. Bu sıcaklık bazen 40 °C’nin üstüne çıkar. İlkbahar ve güz mevsimlerinde sıcaklık 15 °C ila 24 °C arasında değişir. Kış aylarında ortalama sıcaklık 6 °C civarındadır; geceleri de sıcaklık genellikle 0 °C’nin altına düşer. Bu sıcaklık düşüşü -10 °C’ye kadar ilerleyebilir. Yıl boyunca yağışın en yoğun olduğu dönemler Ekim-Aralık ve Nisan-Haziran dönemleridir.
Nuvola apps kweather.svg Üsküp iklimi Weather-rain-thunderstorm.svg
AylarOcakŞubatMartNisanMayısHaziranTemmuzAğustosEylülEkimKasımAralıkYıl
Ortalama en yüksek sıcaklık, °C4,38,413,818,523,727,530302619,310,25,112
Ortalama sıcaklık, °C0,23,27,612,11720,823,122,618,512,35,71,218,07
Ortalama en düşük sıcaklık, °C−3,4−1,31,95,49,913,114,914,611,36,31,3−2,45,97
Ortalama yağış, mm33,637,235,840,461,845,933,631,3414456,346,1507
Kaynak: World Meteorological Organization Hong Kong Observatory

Hidrografi

Üsküp’ün uydu fotoğrafı
Üsküp’ün içinden akan Vardar
Vardar, Gostivar yakınlarındaki kaynağından 25 kilometre sonra Üsküp’e ulaşır. Şehirdeki akımı, Selanik yakınlarında bulunan deltadaki akımına çok yakındır. Nehir, Üsküp içinde birkaç menderes yaparak akar. Üsküp’te birkaç dere, Vardar’a karışır. Bunlar içinde en uzunu 130 kilometre uzunluğundaki Treska Nehri’dir.
Şehir, Matka ve Treska adında iki yapay göle sahiptir. Bu göller, şehrin birkaç kilometre uzağındadırlar.

Jeoloji

Üsküp, kuzeyden Şar Dağları ile çevrilidir. Bu dağların arkasında, komşu devlet Kosova yer alır. Yine bu önemli dağ silsilesinin dışında, şehir orta yükseklikte bazı dağ ve tepelerle çevirilidir.

Tarih

Erken tarih

Üsküp, MÖ 4000 yılına kadar götürülen bir yerleşim tarihine sahiptir. Bu veriyi şehrin kalesi de gösterir. Şehre dair gerçekçi ilk kayıt MÖ 4. yüzyıla aittir. [3]

Roma dönemi

Şehrin Roma egemenliğine geçiş, Makedonya-Roma savaşları sonrasında olmuştur. Üsküp, bu savaşlar sonrasında ele geçirilmiştir. Romalı tarihçi Titus Livius, Scupi (şehrin o dönemki adı) şehrine dair ilk tarihî kaynağı yazmıştır. Jeostratejik konumu sebebiyle Üsküp, bu dönemde büyük ve özel bir konum kazanmıştır. Roma’nın Illyricum idari bölgesinin bir parçası olarak şehir, VII Lejyon askerleri tarafından Latinleştirilmiştir. 2., 3. ve 4. yüzyıllara ait Roma yazıtlarından, şehrin bu dönemlerde büyük nüfus artışına uğradığı anlaşılmıştır.[3]
300’lü yıllarda, özellikle 313 sonrasında şehirde Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır. Bu şekilde de Üsküp’te, piskoposluk kurulur. 4., 5. ve 6. yüzyıllarda şehir Doğu Roma İmparatorluğu içinde saraylar, hamamlar, meydan ve sokaklar, su idare sistemleri ile gelişkin bir şehir olmuştur.[3]

Bulgar ve Sırp dönemleri

10. yüzyılda, 972-992 yılları arasında Üsküp, Birinci Bulgar Devleti’nin başkenti olmuştur.[3][4] 1093’te Sırp jupan (bölge yöneticisi) Vukan, şehrin üstündeki Norman hâkimiyetini kesmiştir.[3] 1189 yılında şehir, Sırp krallığı içinde yer almıştır.[5]
Üsküp, 11. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar sık sık el değiştirmiştir. Bu el değiştirmelerde genelde Bulgarlar, Sırplar ve Doğu Romalılar mücadele içinde olmuşlardır.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

1594 yılındaki Üsküp için bir çizim
Osmanlı egemenliğinin son yıllarında Üsküp (1909)
20. yüzyıla ait bir Üsküp kartpostalı
Üsküp şehrinden selam” notu ile
19 Ocak 1392 tarihinde Üsküp, Osmanlı Türklerinin egemenliğine girmiştir. Şehir, bu tarihten sonra “Üsküp” (اسكوب) adını almıştır. Aziz Teodor Manastırı’ndaki bir rahip, şehrin Türklerin hükmüne geçişini şu şekilde kayda almıştır: “69’uncu yılın (1392) 6’ncı gününde (19 Ocak) Türkler şehri ele geçirdiler”. 1392 yılından itibaren ekonomik ve idari bakımdan şehirde büyük değişiklikler olmaya başlamıştır. Coğrafi konumunun sonucu olarak şehir, Türklerin sonraki fetihleri için merkez olmuştur. Şehir, Osmanlı İmparatorluğu egemenliği sonrasında politik ve ekonomik açıdan çok güçlü bir hâle gelmiştir.[3]
XVI. yüzyılda Üsküp’ün nüfusuna dair bilgiyi Evliya Çelebi vermiştir. Bu ünlü Türk seyyaha göre şehirde 10.160 hane bulunmaktadır. Şehrin gelişimi 1689 yılında aniden kesilmiştir. 1683-1699 Osmanlı-Avusturya Savaşları sırasında Avusturya ordusu birlikleri General Piccolomini önderliğinde, Balkanlar’daki Osmanlı İmparatorluğu topraklarına girmiştir. Uzun bir yarma hareketi ile Kaçanik Kalesi’nin ele geçirilmesi sonrasında Üsküp önlerine gelinmiştir. 25 Ekim 1689 tarihinde Avusturya birlikleri Üsküp’ü büyük direnişle karşılaşmadan ele geçirmiş ve şehirde büyük ve zararlı faaliyetlerde bulunmuştur. General Piccolomini’nin emriyle şehir ateşe verilmiştir. Bu yangın ve yıkım, 26 ve 27 Ekim olarak iki gün sürmüştür. Bu büyük yıkımda birçok dükkân ve ev yok edilmiş, en büyük zarar da şehrin Yahudi mahallesinde görülmüştür.[3] Bu zarar verici saldırılar, Osmanlı Ordusu’nun karşı saldırısı ile püskürtülmüş ve devletin Avusturya ordusu geldiği gibi, Osmanlı topraklarından çıkartılmıştır.
1873 yılında Selanik-Üsküp tren hattı açılmıştır. Bu hattın açılması ve sonrasında Mitroviça yönünde gelişmesi, Üsküp’ü gelişiminde büyük katkı sahibi olmuştur. Bu tarihler aynı zamanda Balkanlar’da Osmanlı İmparatorluğu’na karşı girişilen isyanların artmaya başladığı dönemdir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Üsküp, Kosova Vilayeti’nin başkenti olmuştur. 1900-1908 tarihleri arasında Hafız Paşa, şehirde birçok bina yaptırmıştır. Bunlar Islahhane, İdadiye, Vardar ve Serava akarsularının ıslahı gibi imar çalışmaları gerçekleştirilmiştir.[3]
1912-1913 Balkan Savaşları, Üsküp’te Osmanlı egemenliğinden son bulduğu tarihlerdir. Bu tarihler sonrasında, çeşitli saldırılar ve yıldırma çalışmaları sebebiyle şehrin en büyük nüfus oranına sahip Türk nüfusu içinden Türkiye yönünde gelişen büyük göç hareketleri yaşanmıştır.[6]

Osmanlı sonrası dönem

Üsküp’ün Osmanlı Türk egemenliğinden çıkışı sonrasında Sırp idaresinin uyguladığı tabela değişikliğinden
Üsküp, Osmanlı egemenliği sonrasında Sırp egemenliğine geçmiştir. Bu idare altında Morava Bölgesi içinde yer almıştır. 1913 yılında yapılan Londra Antlaşması ile Makedonya bölgesi Sırbistan’ın kontroluna bırakılmıştır.[7]
I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sonra şehir Bulgarların kontroluna geçmiştir. 1918’de ise şehir, 1939 yılına kadar Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı’nın egemenliğinde kalmıştır.
7 Nisan 1941 tarihinde Üsküp, Alman işgalinde Bulgar güçlerinin kontroluna girmiştir ve.[8]
1944 yılında şehir, yeni kurulan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin çatısı altında, özerk Makedonya cumhuriyetinin başkenti olmuştur.

Makedonya Cumhuriyeti dönemi

1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle Üsküp, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti’nin başkenti olarak bugününe gelmiştir.

Günümüzde Üsküp

Son dönemde Üsküp’te yapılan “özgün” binalardan birisi de Makedonya Arkeoloji Müzesi binasıdır.
Makedonya Zafer Kapısı (“Porta Makedonija”), son dönem değiştirme/yenileme çalışmaları ürünlerinden bir diğeridir.
Bugün Üsküp, Balkanlar’ın ortası sayılabilecek bir konumda, Makedonya’nın başkenti ve en büyük şehridir. Bu merkezî özelliğinin sonucunda çok etnikli, tarihî mirası çok olan bir Balkan şehridir. Üsküp Havalimanı ile şehir, birçok uluslararası uçuşun noktalarından biridir. Otoyol hattı ile de Yunanistan, Kosova ve Sırbistan hatlarının kesişim yerinde konumlanır.
2000’li yıllarda süregelen inşaat çalışmalarıyla Makedonya hükümeti "Üsküp 2014" projesi çerçevesinde başkent Üsküp'ün merkezini yeni bir görünüme kavuşturmak adına, büyük çalışmalar yürütüyor. İnşa edilen yeni binalarla, eski binalar üzerindeki yenileme çalışmalarıyla ve değişik heykellerle, Üsküp'ün merkezi adeta görkemli antik bir kente benzetilmeye çalışıyor. Heykeller içinden en çok dikkat çekeni ise, Büyük İskender heykeli. Üsküp 2014 projesinin maliyeti açıklanmıyor ise de, tahminler 200-500 milyon Avro aralığında yapılıyor. Halkın bir kısmı, işsizlik oranının yüzde 33'ü aştığı ve vatandaşların yaklaşık üçte birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkede heykellere yüklü harcamaların yapılmasına karşı çıkıyor. Ülkedeki azınlıklar ise, Üsküp 2014 projesiyle sadece Makedon ve Ortodoks Hristiyan kültürüne yatırım yapılıyor olmasından rahatsız oluyor. Büyük İskender'i kendi ataları olarak gören Yunanlar ise Makedonya'nın bu projesini tahrik edici buluyor. Bulgarlar da Çar Samuil'in bugünkü Makedonya tarihinin kahramanı olarak gösteriliyor olmasından rahatsız. Genel olarak Yunanlar Gruevski hükümetini, Makedon ulusunun yeni tarihini yapay bir şekilde yaratmaya çalışmakla suçluyor. Gerçi bazı Makedon asıllı entelektüeller de, Makedonya hükümetinin Makedon etnik kimliğini reform etmeye çalıştığını ve bu amaçla Üsküp 2014 projesini geliştirdiğini itiraf ediyor. Gerçekten de, Büyük İskender'in antik devleti ile bugünkü Makedonya arasında tarihsel bağlantılar kurmak, dolaylı yoldan Makedonların Slav kökenini reddetmek anlamına geliyor. Uluslararası Kriz Grubu tarafından hazırlanan 11 Ağustos 2011 tarihli raporda, Gruevski hükümetinin Makedon milliyetçiliğini tırmandırdığına dikkat çekiliyor. Bir milliyetçilik her zaman başka milliyetçilikleri de kışkırtır. Bu kapsamda, Makedonya'daki Arnavut ve Türkler, Üsküp 2014 projesinin kendi tarihlerine ve kültürlerine ait değerleri yansıtmıyor olmasından dolayı rahatsızlıklarını dile getiriyor. Makedonya'nın çok uluslu ve çok kültürlü bir devlet olduğunu gerekçe gösteren Arnavut ve Türkler, kendi tarihine ait kahramanların heykellerinin de Üsküp'ü süslemesini talep ediyor.[9]
Şehrin en ünlü simgesi: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
Şehrin en ünlü simgesi: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
Ünlü taş köprüye bağlanan Makedonya Meydanı’nın son değişmeler öncesindeki hâli
Ünlü taş köprüye bağlanan Makedonya Meydanı’nın son değişmeler öncesindeki hâli

Politika

Vodno’dan şehrin görünümü

İdari bölünme

Üsküp'ün idari bölgeleri
NumaraBelediye
1Merkez
2Gazi Baba
3Aerodrom
4Çayır
5Ekşisu
6Butel
7Şuto Orizari
8Karpoş
9Gorçe Petrov
10Saray

 

 
 
Üsküp Kalesi
Üsküp Ulaşım Merkezi: Otobüs istasyonu ve üstünde tren istasyonu yer alır.
2002 sayımlarına göre Üsküp’ün toplam nüfusu 506.926 kişidir. Şehirdeki nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir: Makedonlar 338.358; Arnavutlar 103.891; Romanlar 23.475; Sırplar 14.298; Türkler 8.595; Boşnaklar 7.585 ve diğerleri…

 Bazı Üsküplüler

Resimler

Kaynakça

  1. ^ a b 2002 nüfus sayımı sonuçları Makedonya Cumhuriyeti Devlet İstatistik Enstitüsü (Makedonca) (İngilizce)
  2. ^ Üsküp - Makedonya Cumhuriyeti’nin Başkenti 2006 sayım rakamı hk. (İngilizce)
  3. ^ a b c d e f g h History Üsküp Belediyesi resmî sitesi (İngilizce)
  4. ^ Пламен Павлов, Цар Самуил и “Българската епопея”, 2002 (Bulgarca)
  5. ^ World and Its People: Western Balkans (İngilizce)
  6. ^ Sacit Kutlu, Milliyetçilik ve Emperyalizm Yüzyılında Balkanlar ve Osmanlı Devleti, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2007
  7. ^ Treaty of Peace between Greece, Bulgaria, Montenegro, Serbia on the one part and Turkey on the other part. (London) May 17/30, 1913 (İngilizce)
  8. ^ Gerhard Schreiber, Stegemann, Bernd ve Vogel, Detlef, Germany and the Second World War, Vol. 3., 1995 The Mediterranean, south-east Europe, and North Africa - Oxford Clarendon Press, Oxford, England, s. 504, not 38 (citing a Werhmacht report), ISBN 0-19-822884-8
  9. ^ Erhan Türbedar, “Üsküp 2014: Makedon Kimliğinin Uyanışı”, Ufuk Dergisi, Sayı 15, Eylül-Ekim 2011, Üsküp 2011, s. 6-7.
  10. ^ Збратимени градови Üsküp Belediyesi resmî sitesi (Makedonca)
13-14 Nisan 2013 te Kosova-Prizren ve Makedonya-Üsküp gezisine çıktım.
Prizren (Arnavutça: Prizren; Boşnakça: Prizren; Sırpça: Prizren / Призрен), Kosova'nın güneybatısında bir şehir ve belediye merkezi.
De facto olarak Kosova Cumhuriyeti’nin Prizren ilinde; de jure olarak Sırbistan Cumhuriyeti’ne bağlı Kosova-Metohiya Özerk Bölgesi’nin Prizrenski ilinde yer alır. Ayrıca de jure olarak Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Misyonu’nun Prizren Bölgesi’nde (District of Prizren) bulunur.
Şehir, Şar Dağları’nın eteklerinde konumlanmıştır. Prizren ili, Makedonya ve Arnavutluk devletleri ile sınırdaştır.

Prizren Adı [değiştir]

Eric Hamp adlı Amerikan dil bilimcisine göre şehrin adı “büyük kale, kasaba” anlamındaki Pri sözüyle Zeranda sözünün birleşmesiyle oluşmuştur. Zeranda kelimesi, Theranda yer adının bir varyantı olarak düşünülmüştür. Dil bilimciye göre bu kelime şeklinden çok sayıda form gelişmiştir: Priserendi, Pyrserendi, Priserend, Prizeren, Pirzerin, Prizren vb.[kaynak belirtilmeli]
Şehrin Roma devirlerindeki ad varyasyonları “Prisrend, Prisrena” vb olarak belirtilmektedir.[kaynak belirtilmeli] Osmanlı devrinde şehrin adı پرزرين şeklinde yazılmıştır. XX. yüzyıla ait bir eserde bu imla Prizrin şeklinde okunmuştur.[2] Osmanlı klasik döneminde şehrin adının “Pürzerin / Pürzerrin” olduğu belirtilmiştir.[3] Osmanlı kaynaklarında Prizren için birkaç adın geçtiği, bunların da “Pürzeyn, Pürzerrin, Perzerrin, Pürzen, Zerrin” gibi adlar olduğu da belirtilmiştir.[4] M. Mujezinović'in Suzi Çelebi ve Nehari'nin mezar kitabelerinde yaptığı araştırmalarda şehrin “Zerrin” olarak da adlandırıldığı görülmektedir.[5]

Tarih [değiştir]

Roma Dönemi

Roma İmparatorluğu

“Theranda” adındaki Roma kasabasının bugünkü Priştine’nin 76 km güneybatısında Akdere üzerinde; Makedonya’daki Lissos’tan Moesia Superior’daki Naissus (bugünkü Niş) şehri yolu üzerinde bulunduğu düşünülmektedir.[6]

Doğu Roma İmparatorluğu

Roma İmparatoru I. Theodosius’un (346-395) ölümünden önce, devletin topraklarını iki oğlu arasında paylaştırması üzerine Balkanlar da ikiye bölünmüştür. Prizren’in bulunduğu bölge Doğu Roma İmparatorluğu sınırlarında kalmıştır.[7]
Doğu Roma döneminde Prizren’in de yer aldığı bölge, halkların göç hareketleri sebebiyle oldukça hareketli bir dönem yaşamıştır. Hunlar, Gotlardan, Alanlardan ve Germen Taifallardan oluşturdukları yardımcı kuvvetlerle takviyeli olarak ilk defa 378 baharında Tuna’yı geçmiş, Romalılardan karşılık görmeksizin Trakya’ya kadar ilerlemişlerdir.[8] Hunlar, MS 380 yılından itibaren Balkanlar’a egemenlik kurmuşlardır.[7] V. ve VI. yüzyıllarda, çeşitli lehçeleri konuşan Slavlar birçok grup hâlinde Balkanlar’ın geniş arazilerine hâkim olmuşlardır.
Roma egemenliğinin maddi kalıntılarına bugün Prizren civarındaki Şiroka, Naşeç, Kruşa, Rahofça, Vlaşna, Reçana ve Muşitişte alanlarında rastlanmıştır.[4]

Bulgar Devleti

I. Simeon’un hükümdarlığında Prizren’in de sınırlar içinde olduğu Bulgar devleti (893-927)
MS 830’lu yıllarda Prizren ve civarı, Birinci Bulgar Devleti sınırları dâhilinde olmuştur. 1018’de Çar Samuel idaresindeki Bulgar devletinin çöküşüyle beraber, Doğu Roma idaresi Prizren’de piskoposluk merkezi kurmuştur.
VII. yüzyılda Türk asıllı Bulgar kabileleri, hükümdarları Asparuh’un kumandasında Tuna’yı geçerek Batı Karadeniz ile Tuna nehri arasındaki bölgeye yerleşen Slavları hâkimiyetleri altına almışlardır.[7] IX. yüzyılda da Prizren’i de içine alacak şekilde Prizren bölgesine yayılmışlardır.
Georgi Voiteh önderliğinde Bulgarların toparlanmasının yaşandığı 1072 senesi dolaylarında, Voyislav hanedanına bağlı Konstantin Bodin (3. Peter), babası, Dük Petrilo ve 300 seçkin asker ile Voiteh’in Prizren’deki birliklerine saldırmıştır. Bu isyan bastırılmış ve 1073 yılında bölgedeki Doğu Roma egemenliği tekrar sağlanmıştır.
Bugünkü adıyla ilk kez Prizren’den XI. yüzyılın başlangıcında söz edilmiştir. Prizren şehri, Theranda adıyla önemli bir ekonomi ve kültür merkezi olarak II. Vasilius’un 1019 tarihli beratında yer almıştır. Bazı araştırmacılar, Theranda yerleşim biriminin, bugünkü Suvareka’nın bulunduğu alan olduğunu düşünmüşlerdir.[4]

Sırp Devleti

Aziz Arhancel Manastırı
Haçlılar ile Doğu Roma İmparatorluğu arasındaki savaş zamanında Sırp önderi Stefan Nemanja, 1189 tarihinde Prizren’i fethetmiştir. Ancak, 1191 yılındaki yenilgi sonrasında şehri tekrar Doğu Roma yönetimine bırakmak durumunda kalmıştır. Prizren, 1204’te İkinci Bulgar Devleti zamanında ele geçirilmiş, 1208’de ise Nemanyiç hanedanlığından Prens Stefan Prvovenčani tarafından zapt edilmiştir. Bu dönem şehrin Boril önderliğindeki Bulgar kağanlığı ile sık sık el değiştirdiği bir dönemdir.
XIII. yüzyıl dolaylarında şehirde Sırp Ortodoks Kilisesi’ne bağlı piskoposluk kurulmuştur. İmparator Stefan Duşan devrinde Prizren’de saltanat makamı oluşturulmuş ve şehir, Sırp devletinin merkezi hâline getirilmiştir. 1343-1352 yılları arasında İmparator Duşan, şehir yakınlarında Aziz Arhancel Manastırı’nı yaptırmıştır. Prizren yöresinde o zaman var olan Ribnik muhiti, Sırp imparatorlarının karargâhı konumunda olmuştur.
XIV. yüzyılın başlarında Prizren, Orta Çağ Sırp Devleti’nin önemli kültür, ekonomi ve siyaset merkezi olmuştur.[9]
Sırp yönetimi döneminde; XII. ve XIV. yüzyıllarda, bu bölgede Slavların nüfus ve nüfuzu artmıştır. Sırpların liderlerinden Çar Duşan ve oğlu Uroş yönetiminde Prizren bazen bu çarların merkezi olmuştur. Balkanlar’da Osmanlı Devleti’nin, Türk ilerleyişinin gelişerek devam etmesiyle Prizren ve civarında Türk etkisi artmaya başlamış, bu etki 1389 yılı I. Kosova Savaşı ile beraber Sırp egemenliğinin kesin bir kırılma yaşaması sonucunu doğurmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu

İlk Dönemler

Osmanlı ordusunun 1455 yılında Prizren’e girişlerinden hemen sonra yapılan, Prizren’deki ilk Osmanlı mimari eseri Namazgâh (1455)
Şadırvan’da bulunan şehrin en ünlü camilerinden Sinan Paşa Camii (1615)
Osmanlı İmparatorluğu’nun fethinden önce Sırp yönetiminde olan Prizren, Sultan I. Murad tarafından, I. Kosova Savaşı (1389) sonrasında ele geçirilmiş (1390), şehrin kesin fethi ise Fatih Sultan Mehmed zamanında gerçekleştirilmiştir.[5] Kesin olarak fethedileceği 1455 tarihinden önce, Gazi Evrenos Bey komutasındaki akıncıların seferleri sonucunda, birkaç defa el değiştirmiş bulunan Prizren’in Türk karakteri o zamandan biçimlenmeye başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme ve ilerleme döneminin ünlü hükümdarı Fatih Sultan Mehmed kumandasındaki Osmanlı ordusu, 21 Haziran 1455 tarihinde Prizren’i fethetmiştir.[4][10][11]
Fatih Sultan Mehmed'in Prizren'e geldiği ve bir cuma namazından sonra Prizren'in en büyük Ortodoks kilisesi olan Sv. Bogorodica'yı (bugünkü Cuma Camii) camiye dönüştürdüğü anlaşılmaktadır (M. Tahir Efendi, Menakıb, 165-167 beyitler). 1 Haziran 1455 yılında Nobırda kalesinin düşmesinden sonra, Fatih Sultan Mehmed Han üç ay kadar burada kalmıştır. Kosova'nın diğer şehirlerinin fethedilişinden sonra, Prizren'e gelip bu kiliseyi bir cuma namazından sonra camiye dönüştürmüştür.[12]
Akıncı kuvvetlerinin şehri ele geçirmeleri sonrasında, şehre yerleşen Türklerin mevcudiyeti ve İslam’ı kabul etmeye başlayan yöre halkının etkisi, şehrin yeni kültürel yapısının biçimlenmesinde etkili olmuştur. Prizrenli ünlü şair Suzi Çelebi’nin yetişme tarihi bu döneme rastlar. Var olan belgeler söz konusu kültürel biçimlemede ve şehrin her yönden gelişip ilerlemesinde Suzi Çelebi’nin büyük katkılarının olduğunu göstermiştir. Bu ilk dönemde Prizren, ekonomi ve kültür bakımından gelişmeye başlamıştır.

Klasik Osmanlı Dönemi

Prizren'in eski görünümüne dair bir fotoğraf
Prizren Kalesi’nin 1905’teki hâli
XVI. yüzyılın yarısında Prizren’de esnaf, zanaat örgütleri kurulmaya başlamıştır. İlkin tabakçı, demirci, saraç ve terzi; sonrasında tüfekçi ve kuyumcu esnafları kurulmuştur.[4]
Prizren Sancağı’nın 1590 (999/1590-1) tarihli mufassal defterinde Prizren'in, Prizren sancak beyinin hassı olduğu bildirilmektedir. Bu defterde ayrıntılarıyla Prizren içindeki mahalleler açıklanmıştır. Cami-i Atik, Levişa, Ayas Beg, Hacı Kasım, Yazıcı Sinan ya da Emin Mehmed, Çarşı ya da Yakub Beg, Gavrila (Kurila), Tabaklar (Debbağlar), olmak üzere sekiz Müslüman mahallesinde 320 hane mevcuttu. Ayrıca Eski Pazar, Mavriç ya da Sima Çelebi, Vasa, Kavra (eski adı Kavrila), Çarşı ya da Petri Nikola, Bogoy Balıkçı, Radomir, Yazıcı Sinan ya da Emin Mehmed, Pandeliya, Pridvorica, İliyaz ya da Azkuçan olmak üzere 11 Hristiyan mahallesinde 252 hane mevcuttu. Bu şekilde Prizren’de Müslüman ve Hristiyanlar toplam 19 mahallede 572 haneyi oluşturmuşlardı. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinden birçok bilim adamının da buraya gelerek yerleştikleri anlaşılmaktadır.[5]
1623/4 yılında Prizren'de 12.000 Müslüman vardır. Arnavut milletinden olan Katoliklerin sayısı yaklaşık 200 idi. Zengin eşyalarla donatılmış sadece bir kiliseleri vardır, otuz sene önce yangına uğrayarak bütün güzelliklerini kaybetmiştir. Prizren'de 600 kadar Sırp vardır. 1633 yılında Prizren’in çok hoş bir havasının olduğu belirtilir. Temiz ve sağlıklı su, güzel hava ve harika bağlarla zengindir, şehrin ortasından geçen nehre yerleşmiş birçok değirmen bulunur.[13]
1637 yılında bildirildiğine göre etraf köyleriyle beraber şehirde 540 kadar Katolik nüfusu olabilir. 1638 yılında varoşta 22 Hristiyan hanede 325 nüfus vardır. Ortodoksların hane sayısı 34'tür. Pulti'den gelen ve Prizren'e yerleşen Arnavutların 6 hane olmak üzere nüfusları 20'dir. Türk hane sayısı yaklaşık 3.000'dir. Prizren Kalesi’nin yüksek bir dağın tepeciğinde, varoştan yarım mil uzaklıkta olduğu, kalenin sakinlerinin az olduğu yazılmıştır”.[13]
1683 yılındaki başarısız II. Viyana Kuşatması’ndan sonra durum Avusturya lehine gelişmeye başladı. Lehlerle müttefik olan Avusturya, Eylül 1683 yılında Osmanlı ordusunu yenerek güneye doğru ilerlemeye başladı. Osmanlı ordusunun Ağustos 1687 yılında Mohaç’ta tekrar mağlubiyeti üzerine Avusturya ordusunun güneye doğru ilerlemesi devam etti. Bölge boş olduğu için Avusturyalılara kimse karşı gelemedi. İlerlerken birçok yerleşim yeri hatta kale viran edildi. Prizren de ele geçirilen ve yağmalanan şehirler arasındaydı.[14]
1689’da Prizren'de 6.000 hane vardı.[15] Kosova'nın diğer şehirleri gibi, Prizren de dönemin şartlarının sonucu olarak 1741 sonlarında hissedilir bir darbe aldı. 1873’te Prizren Vilayeti’nin nüfusu 676.000 idi. 1877’de ise Prizren Sancağı’nın nüfusu 117.071 idi.[16] 1878’de Kosova Vilayeti Salnamesine göre Prizren Kazası’nın nüfusu 30.716 Müslüman, 7.458 Hristiyan, 1.778 Rom olmak üzere toplam 39.952 idi. Prizren Sancağı’nın ise toplam nüfusu 101.409 idi.[17] 1881 yılında Prizren Kazası’nın nüfusu 15.020 idi.[18] 1882’de Vilayetin nüfusunun 483.078’den 311.980’e düştüğü görülür. Ancak bu düşüş hem Prizren ve Debre sancaklarının Kosova Vilayeti’nden ayrılmasından dolayı hem de bazı kazalarda İstanbul ve Anadolu’ya yapılan göçlerden dolayı yaşanmaktaydı. Ancak bazı kazalarda muhacirlerin yerleşmesinden ya da doğal nüfus artışından dolayı nüfus artmaktaydı.[16]
XVIII. ve XIX. yüzyıllarda savaşlara, yangınlara ve sellere∗ rağmen Prizren’de eski mahalleler genişlemiş ve yenileri kurulmuştur. Atik mahallesinin kuzeybatısında yeni mahalle kurularak Çuhacı Mahmud tarafından cami yapılmıştır. Tabakların da bulunduğu bu mahalleye Aşağı ve Yukarı olmak üzere Tabakhane adı verilmiştir. Kâtib Sinan ve Mehmed Paşa mahallelerinin kuzey ve uç bölgelerinde Kurila Mahallesi gelişmeye başlamıştır. Akdere’nin sol kıyısında nehir boyunca şehrin merkezi Şadırvan’dan geçerek Priştine-Prizren-İşkodra yolu güzergâhına doğru yerleşme yerleri gelişmeye başlamıştır. Böylece şehrin eski mahallelerinden Mamzi Mahallesi genişleyerek Terzi Mahallesi adını almıştır. Varoş Mahallesi ve Terzi Mahallesinin güneyine Bülbülderesi’ne doğru da yerleşme yerleri gelişmeye başladı. Dragodan, Bacdarhane, Troşan, Hoça mahalleleri bu dönemde kurulan diğer mahallelerdir. 1876-1881 yıllarındaki savaşlardan sonra Prizren’e gelen göçmenler Muhacirler Mahallesi’ni oluşturmuşlardır.[19]
1864 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda tertip edilen yeni idari düzenleme sonucunda Prizren, Üsküp Sancağı ile beraber Rumeli Paşalığı’na dâhil edildi.[20] 1865 yılında, genişleyen idari düzenlemeler sonucunda sancak merkezi olarak Prizren, Manastır Vilayeti’ne dâhil edildi. 1868’de yeniden yapılan düzenlemeye göre, Prizren yeni kurulan Prizren Vilayeti’nin merkezi oldu. Bu vilayete Manastır Vilayeti’nin (Debre ve Üsküp sancakları) ve Tuna Vilayeti’nin (Niş Sancağı) bazı sancakları dâhil edildi. Prizren Vilayeti toplam dört sancaktan oluşuyordu: Prizren, Üsküp, Debre ve Niş.[21]

1800’ler ve Sonrası

1875-1878 yıllarında Kosova Vilayeti’nde Prizren
1881-1912 yıllarında Kosova Vilayeti’nde Prizren
Prizren’in Osmanlı devrinde, yaşayış bakımından yüksekliği, XIX. yüzyıl sonlarında yazılmış birçok Osmanlı salnamesinden, Osmanlı atlasından öğrenilebilir. XIX. yüzyıla ait atlaslardan birisine göre ilgili yüzyıl sonlarında, Prizren’le beraber olduğu ve Üsküp, Priştine, Seniçe, İpek, Taşlıca sancaklarından oluşan Kosova Vilayeti’nin nüfusça en büyük şehri 38.000 kişi ile Prizren’dir. Söz konusu dönemde Kosova Vilayeti’nin idari merkezi olan Üsküp’ün nüfusunun 25.000 olduğu hesaba katılırsa, rakamın önemi daha da ortaya çıkar. Aynı devirde, bugün Kosova’nın başkenti olan Priştine ise 11.000 kişilik nüfusa sahipti.[2] Bu devirde şehirde gümüş telden zarf ve sigaralık yapıldığı; aba, kilim ve yünden gömlek imal edildiği; deri işlemeciliğinin üst düzeyde olduğu da öğrenilmektedir. Ayrıca, bir başka kaynağa göre 19. yüzyılda Prizren, önemli ekonomi ve ticaret merkeziydi. Sözü edilen yüzyılın sonunda Prizren’de 1.500 kadar dükkân bulunurmuş. 1874’teki bir Türk salnamesine göre Prizren, 44.000 nüfuslu bir şehirdir.
1830’lu yıllarda Prizren ve civarında, devlet makamlarındaki çeşitli düzensizliklere karşı, memnuniyetsizlikleri belirten bazı halk olayları olmuştur. Bunların dışında, şehrin yer aldığı Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar bölgesinde, Rusya, Avusturya-Macaristan, İngiltere, İtalya gibi devletlerin de çeşitli çalışmalarıyla birçok isyan ve Osmanlı’ya karşı faaliyetler gerçekleşmiştir.[14]

Balkan Savaşları

Osmanlı Devleti egemenliğinin otorite sağlamakta iyice zorlandığı 19. yüzyılda Prizren’de, şehrin Türk sakinleri ve bazı Müslüman sakinleri dışında kalan kesiminde, çeşitli hareketlenmeler yaşanmıştır.
Prizren, Arnavut millî hareketlenmesi tarihinde, 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti’nin zor yıllarında 10 Haziran 1878 tarihinde kurulan Prizren Birliği’nin merkezi olmuştur. Arnavut millî yapılanmasının oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemlerde Prizren’deki bu toplanma ehemmiyet arz eder.
I. Balkan Savaşı vaktinde Prizren, Sırp ordusunun idaresine geçmiştir. Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır. O devirde, Britanyalı gezgin Edith Durham’ın bu devirde şehri ziyaret etme talebinin, şehirdeki Karadağ Krallığı yetkililerinin yasaklamasına maruz kaldığı belirtilmiştir. Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır. Roma Katolik Kilisesi mensubu Üsküp başpiskoposu, şehrin Sırbistan idaresine geçişinden sonra Prizren’de yaşanan sıkıntıları (evlere saldırılar, öldürmeler vb.) Papa’ya bildirmiştir: Kasaba ölüm krallığını andırıyor.[22] Bütün Balkanlar gibi, Prizren muhiti de Balkan Savaşları döneminde büyük sıkıntılar yaşamıştır. Bu dönemde şehrin Türk ve Türk olmayan Müslüman sakinlerinin büyük kısmı, şehirden göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu göç dalgaları o devirden günümüze dek çeşitli yoğunluklarla süregelmiştir.[23]
Prizren sadece Osmanlı İmparatorluğu için değil Şark Meselesiyle beraber yayılmacı bir siyaset izleyen Avrupalı büyük devletler için de önem arz ediyordu. Bundan dolayı şehirde birçok konsolosluk açılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Balkan Savaşı’nda yenilgiye uğraması ile Prizren’de 5 asırlık Osmanlı dönemi de 31 Ekim 1912’de sona ermiştir.[14]

Osmanlı Sonrası

I. ve II. Dünya Savaşı

Mihver Devletleri’nden biri olan İtalya ve Arnavutluk 1941 yılında şehri işgal etmişlerdir. II. Dünya Savaşı sırasında Prizren, İtalya kontrolundaki kukla devlet Arnavutluk’un egemenliğinde olmuştur.
II. Dünya Savaşı’nda Prizren ve etrafında, Sosyalizm, Komünizm hareketleri görülmüştür. Josip Broz Tito'nun Kasım 1942'de topladığı Yugoslavya Antifaşist Ulusal Kurtuluş Konseyi (AVNOJ) direniş harekâtının bütün Yugoslavya halklarını birleştirecek bir siyasi programa kavuşmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu tarihlerle beraber Prizren’de Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin hükümranlığı başlar.

Geçiş Dönemi

Osmanlı sonrasındaki dönem, Kosova Türklüğü ve Kosova Müslümanlığı açısından birçok olumsuzluğun boyut değiştirerek arttığı bir tarihtir. Söz konusu yıllarda Kosova’nın genelinden ve Prizren’den, gerileyen Osmanlı sınırına; Türkiye’ye doğru büyük göç dalgaları yaşanmıştır. Yüz binlerce Türk ve on binlerce Müslüman’ı Balkan coğrafyasından söken bu göç dalgaları ile Kosova’daki Türk nüfus oranı büyük değişiklik yaşamıştır.[23]
Şehir, Osmanlı devri sonrasında kısa bir süre Bulgar işgaline uğradıysa da tekrar Sırbistan yönetimine girdi. I. Dünya Savaşı’nda bölge Avusturya-Almanya-Bulgaristan kuvvetleri tarafından işgal edildi. Savaştan sonra şehir, 1918’de kurulan Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı’na bağlandı. Bu krallık 1929’da Yugoslavya Krallığı adını almıştır. Prizren, bu dönemde Vardar Banlığı’na (başkent Üsküp) bağlı bir şehirdir ve hâlâ Kosova’nın en büyük zanaat merkezini teşkil ediyordu. 1941’de kısa bir süre Alman ve İtalyan işgaline uğradı. II. Dünya Savaşı’nda Josip Broz Tito önderliğinde ülke genelinde yapılan bağımsızlık mücadelesi sonucu 17 Kasım 1944’te işgalden kurtuldu. Bundan sonra şehir, yeni kurulan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti sınırları içinde yer aldı. Ancak Yugoslavya-Arnavutluk sınırının kapanması Prizren’i özellikle ekonomi ve ulaşım bakımından olumsuz yönde etkiledi. Bu dönemden sonra Prizren’in Balkanlar’ın Adriyatik Denizi’nin güneyi ile ulaşım ve iletişimi yönündeki önemli fonksiyonu da duraklamaya başlamıştır.[14]

Yugoslavya

Sırp askerî güçlerince Prizren yakınlarında kullanılan Sovyet yapımı T-55 tank
2004 sivil ayaklanmasında hasara uğrayan bir Ortodoks kilisesi
1944 yılında Komünist Yugoslavya idaresi şehri alıp, Sırbistan idaresi altında olan Kosova ve Metohiya Bölgesi’nin parçası olarak konumlandırmıştır. 1974’te Prizren’in de dâhil olduğu bölgeye, Kosova Sosyalist Özerk Bölgesi adı verilmiş, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti sınırları içinde, aynı şekilde Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti’nin özerk bölgesi konumunda bırakılmıştır.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1947 yılına dek Prizren, Kosova Sosyalist Özerk Bölgesi’nin merkezi olmasına rağmen, belirgin bir gelişme yaşamamıştır. Bu tarihleri takip eden sonraki süreçte Prizren’le beraber Kosova, Yugoslavya'da en geri kalmış merkezlerden biri niteliğine itilmeye başlanmıştır.
1950 yılı sonundan 1960’lı yıllara kadar 3.200 den fazla ailenin Prizren’den Türkiye’ye göç ettiği belirtilmektedir.[kaynak belirtilmeli] 1992 ile beraber Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti topraklarında başlayan çatışma ve savaşlar neticesinde, bölünmeler yaşanmıştır. Prizren, neticede 1992’den sonra ilan edilen Yugoslavya Cumhuriyeti ve sonraki süreçte Sırbistan-Karadağ devleti devirlerini yaşayıp 1999 yılında gerçekleştirilen NATO Müdahalesi ile Birleşmiş Milletler yönetimindeki Kosova’nın bir şehri konumuna gelmiştir.
21. yüzyılın bütün zorluklarına rağmen, Prizren’de yaşayan Müslüman Türk nüfusu ve kültür tarzı düşünüldüğünde, Osmanlı idaresinde Prizren ve civarındaki Türk nüfusunun büyüklüğünü tahmin etmek zor değildir. Şehrin bugünkü sosyal durumu, eskilere dair bazı izdüşümleri yaptırabilmektedir.

1998-1999 Kosova Savaşı

Prizren şehri 1998-1999 Kosova Savaşı’nda Kosova çapında bakıldığında en az zarar gören şehirlerden biridir. Ancak, aynı şeyi Prizren’in civarı için söylemek güçtür. Prizren havalisi, 1998-1999 çatışmaları süresince büyük zararlar, yıkımlar yaşamıştır.
Bu son savaş döneminde şehrin merkezinden ve çevresinden, Kosova dışına büyük göç hareketleri yaşanmıştır. Bu göç dalgası genel itibarıyla, komşu ülke Arnavutluk, Makedonya ve tarihî bağ bulunulan ülke Türkiye yönlerinde gelişmiştir. Bölge insanlarının bir kısmı da Avrupa Birliği ülkelerine çeşitli yollarla sığınmıştır. Savaşın sona erdiği Haziran 1999 tarihinde de, göç eden insanlar geri gelmiştir.
Savaş döneminde Prizren civarında NATO bombardımanları sırasında birçok askerî bölge ve bina tahrip edilmiştir. Ayrıca, Sırp asker ve milis kuvvetleri tarafından şehirdeki bazı kültürel yapılar ciddi tahribata uğratılmış, bazı şahıslara özel saldırılarda bulunulmuştur. Savaş sonrası dönemde 17 Mart 2004 tarihinde, Kosova genelinde yaşanan sosyal düzensizlik devresinde Ortodoks/Sırp tarihî miras alanlarına (eski Bogorodica Ljeviska Kilisesi, Aziz Djordje Runjevac Kilisesi, Aziz Nikola Şapeli, Aziz Arhangel Manastırı vb.) saldırılarda bulunulmuş ve birçoğunda kısmi tahribat yaratılmıştır. Genelde ateşe verme şeklinde gerçekleşen bu tahribatlar, sonraki süreçte uluslararası güçlerin de yerel Kosova idaresine yaptığı baskıların da etkisiyle, onarımlarla giderilmiştir.

Kosova Cumhuriyeti

17 Şubat 2008 tarihinde Kosova Cumhuriyeti’nin tek taraflı olarak ilan ettiği bağımsızlık ile beraber Prizren, Kosova Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olarak, bu yeni cumhuriyetteki yerini almıştır.
Bağımsızlıktan sonra, Kosova genelinde olduğu gibi, Prizren’de de büyük bir yeniden yapılanma süreci başlamıştır.

Günümüzde Prizren

Altından Akdere’nin aktığı tarihî Taşköprü, Sinan Paşa Camii, sol üstte Prizren Kalesi, resmin sağında da Şadırvan ile Prizren şehri
Altından Akdere’nin aktığı tarihî Taşköprü, Sinan Paşa Camii, sol üstte Prizren Kalesi, resmin sağında da Şadırvan ile Prizren şehri
Kale tarafından şehrin panoraması
Kale tarafından şehrin panoraması

Günümüzde Prizren, Kosova’nın başkenti Priştine’nin gelişmesi kadar bir hızlı bir gelişme süreci yaşamamakla beraber, birçok açıdan bir yenileşme devresindedir. Çağdaş ihtiyaçları karşılamakta zorlanan şehir yolları genişletilerek yenilenmekte; idari binalar geliştirilmekte; konut ihtiyaçlarına uygun yapılar tesis edilmekte, şehir kalkınmaktadır.
Prizren’in bugünkü durumu, yakın geçmişte olduğu gibi sosyal çeşitlilik arz etmektedir. Şehirde Arnavutlar, Türkler, Boşnaklar, Romlar, Fandalar (Katolik Arnavutlar) beraberce yaşamaktadırlar. Bu yapı içinde Osmanlı devrinden itibaren bölgenin kültür ve anlaşma dili Türkçe, bugününde de aynı güçte olmasa da özelliğini korumaktadır. Bunda Prizren Türklerinin sosyal yapıdaki baskın, etkili, aktif durumları ön plandadır.

Kardeş Şehirler 

Şadırvan
Gazi Mehmed Paşa Hamamı
Uzun ve derin tarihî geçmişinden Prizren’in bugününe çok sayıda yapı, miras olarak kalmıştır. Şahıslara ait tarihî evler, binalar ve yapılar dışında zikredilebilecek belli başlı yapı ve bölgeler şunlardır:

Coğrafya

Şehre tepeden bakan Prizren Kalesi ve şehrin bir kısmı
Prizren şehri, düzlüğünün güneyinde, eskiden deniz kıyısının kuzey kısmındaki bölgelerle ticaret merkezlerini Kosova ve Balkanlar’ın iç kısımlarına bağlayan yolda uzanmaktadır. Bu konumu sebebiyle tarihinde sık kullanılan bir yerleşke özelliğinde olmuştur. Şehrin ortasından Akdere geçmektedir.
Kosova’nın ikinci büyük şehri Prizren’in koordinatları 42. 13° Kuzey, 20. 44° Doğu şeklindedir. Prizren, Kosova’nın güneybatısında, Gora bölgesinin hemen kuzeyinde yer alır. Prizren ilinin merkezidir. Genellikle engebeli olan civar arazisinde düzlükler de mevcuttur. Kentin en yüksek tepesinde bulunan Prizren Kalesi, Doğu Roma devrinden kalmıştır ve Osmanlı zamanında geliştirilerek kullanılmıştır. Kale, şehre tam tepeden bakan bir konuma sahiptir ve bugün bakımsız sayılabilecek bir hâldedir.
Şehir, birçok yönde uzanan ulusal yol ağıyla Kosova’nın diğer bölgelerine bağlanır. Kuzeydoğusunda Priştine yolu; kuzeybatısında Yakova yolu; batısında Arnavutluk kara hududu sınır kapısına çıkan Dutluk yolu ve doğusunda, Şar Dağları’nın eteklerinde uzanan, oldukça engebeli, bol virajlı bir yol bulunur. Bu yol ilk ana nokta olarak Brezoviça tatil merkezine çıkar. Yolun devamı Ştırpçe üzerinden Priştine-Üsküp karayoluna bağlanır.

Nüfus ve Kültürel Yapı

Prizren Belediyesi sınırlarına dâhil arazinin toplam nüfusu 220.776'dır.[26] Geçmişten günümüze, Türk ve Müslüman kimliği ile ünlenen şehrin şu anki nüfus oranında ağırlık, Arnavut nüfusu tarafındadır. Özellikle, 1998-1999 Kosova Savaşı ardından Prizren şehir merkezine, civardaki Arnavut köylerinden çok sayıda Arnavut köylüsü göç etmiştir. Bu göç dalgası da Prizren'deki demografik ve sosyal yapıda ciddi değişikliklere sebep olmuştur. Şehir bu sebeplerle iyiden iyiye kalabalıklaşmış ve bu kalabalıklaşma, altyapı ve üstyapının yetersizliği sonucunu belirginleştirmiştir.
Prizren Belediyesi binası
Prizren’de 3 dilli tabelalar
Üst: Arnavutça
Orta: Sırpça
Alt: Türkçe
Şehir merkezinde 110.000 civarındaki nüfusun yaklaşık % 61’lik kısmı Arnavutlardan, % 20 kadar bir kısmı Türklerden, % 9 Boşnaklardan (Goralı, Torbeş gibi alt adlarla), % 9’u, Romlar, Fandalar (Katolik Arnavutlar) gibi halklardan oluşmaktadır. Prizren şehir merkezinde Sırp nüfusu % 1’in bile altına inmiştir.[27] Prizren’deki bu nüfus oranları ile dil kullanımı oranları aynı değildir. Şehir merkezinde Türkçe, Türkler dışında Arnavut, Goralı, Rom vb. halklar için de iletişim dili hüviyetindedir. Türkçenin yanında Arnavutça, şehrin diğer egemen dilidir. Şehir nüfusunun % 70’i Türkçe konuşmaktadır.[28]
Prizren’de trafik levhaları, tabelalar ve şehir bilgi panoları Arnavutça, Sırpça, Türkçe olmak üzere 3 dildedir. Aynı durum şehirdeki iş yerlerinde, dükkânlarda da görülür.
Şehirde 35.000 civarında Türk’ün yaşadığı düşünülmektedir.Osmanlı Devleti devrinde Kosova Vilayeti'ne bağlı bir sancak olan Prizren I Balkan Savaşı sırasında Sırpların eline geçti. Bu dönemle beraber, Balkan Türklüğü aleyhine gelişen göçlerin neticesinde Prizren’de bugün, söz konusu Türk nüfus oranından bahsedilmektedir. Günümüzde, bağımsız Kosova Cumhuriyeti’nin başkenti Priştine’den sonra Prizren, ikinci büyük şehirdir.
Türkçe dilini bilmekle Prizrenli olmak neredeyse özdeşleşmiştir. Şehir, Osmanlı devrinde kültürel yönden büyük bir önemdeydi ve Türkçe de Prizren'de yaşamak isteyenler için bilinmesi zarurî olan bir kültür dili özelliğindeydi.
Prizren şehri, Kosova Türklüğü açısından, tarihî olaylar, kişiler ve nüfus yoğunluğu ve Türk nüfusun, Türkçenin etkililiği açısından ilk sırada gelmektedir. Şehrin Arnavut sakinlerinin de Türkçe bilmesiyle Prizren, Kosova’da Türkçenin en yoğunlukla duyulabildiği bir bölge merkezidir. Ayrıca, kentin 10 km'lik etrafında Gora ve Jupa denilen iki ayrı bölge bulunmaktadır. Bu bölgelerde yaklaşık 15'er Gora köyü mevcuttur. Gora bölgesi de Kosova’da Slav veya Arnavut etnik unsuruna dayandırılmayan insanların yaşadığı bir bölge olması bakımından önemlidir.
Bu gibi açılardan Prizren, çok kültürlü ve çok dilli bir prototipi oluşturmaktadır. Kentte ayrıca sadece 30'ar metre aralıklarla Sinan Paşa Camii, Sırp Ortodoks Kilisesi ve Prizren Katolik Kilisesi bulunmaktadır. Bu da kentin % 95 gibi bir oranının Müslüman olmasına rağmen, kentte çok dinli ve hoşgörülü bir ortam olduğunu göstermektedir. Osmanlı zamanından kalan ve şehir merkezini teşkil eden Şadırvan, Prizren'in eğlence merkezidir. Burada eğlenmeye gelen bir yabancı Arnavutça, Türkçe, Boşnakça konuşulduğunu duyar ve kozmopolit bir özelliği hisseder.

Ekonomi

Osmanlı sonrası devirde başlayıp Yugoslavya’nın son dönemlerinde iyice belirginleşen ve Kosova için bugün bile geçerli olan perakende satışa, özel girişimlere dayalı ekonomi devam etmektedir. Bu durumun Prizren’deki yansıması, şehrin her tarafında şahsi girişimlerle oluşturulan dükkânlar vasıtasıyla çeşitli ticari alanlarda faaliyet göstermek şeklindedir. Şehirde, şehrin ihtiyacının üstünde bir dükkân yapısı mevcuttur. Bu da, para dağılımının dengeli gelişmesi önünde bir engeli oluşturup, şehrin ekonomisinin düzelmemesi sonucunu doğurabilmektedir. Söz konusu durumlar ve benzerleri, şehir ve civarında işsizlik, yoksulluk durumlarına sebebiyet vermektedir.
Prizren’de az sayıda fabrika ve atölye bulunmakta ve bunlar, şehrin gerçek ekonomik potansiyelinin çok altında bir seyir izlemektedirler.

Resimler

Kaynakça

 
     
  1. ^ a b Binbaşı M.Nasrullah; Kolağası M.Rüşdi; Mülazım M.Eşref, Osmanlı Atlası - XX. Yüzyıl Başları, (Haz.: Yaşar Baş, Rahmi Tekin), Osmanlı Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 2003, s. 28
  2. ^ Nimetullah Hafız Hk. TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı
  3. ^ a b c d e Raif Vırmıça, Kosova’da Osmanlı Mimari Eserleri I, TC Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1999, s. 17-18
  4. ^ a b c Fetnan Derviş, XVIII.-XIX. Yüzyıllarda Prizren: Siyasi ve Sosyo-ekonomik Tarihi, Yayınlanmamış Y. Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2007, s. 2
  5. ^ Theranda (Prizren) Yugoslavia The Princeton Encyclopedia of Classical Sites (İngilizce)
  6. ^ a b c İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı, Cilt 5, s. 28
  7. ^ Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2003, s. 72-73, ISBN 975-437-236-5
  8. ^ K. Jiricek, Trgovinski Putevi i Rudnici u Srednjem Veku u Srbiji i u Bosni, Sarajevo, 1951, s. 97 (Boşnakça)
  9. ^ Franz Babinger, Mehmet Osvajać i Njegovo Doba, Novi Sad, 1968, s. 108 (Sırpça)
  10. ^ Kemal Özergin, Hasan Kaleşi, İsmail Eren, Prizren Kitabeleri, Vakıflar dergisi, Sayı VII, İstanbul, 1968, s. 76
  11. ^ Raif Vırmıça, Prizren Camileri, Prizren, 1996, s. 144-145.
  12. ^ a b Injac Zamputi, Relacione mbi gjendjen e Shqipërisë veriore e të mesme në shekullin XVII, I, (1610-1650), USHT, IHGJ, Tiranë, 1963, s. 337-431 (Arnavutça)
  13. ^ a b c d Fetnan Derviş, XVIII.-XIX. Yüzyıllarda Prizren: Siyasi ve Sosyo-ekonomik Tarihi, Yayınlanmamış Y. Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2007, s. 16, s. 105-107, s. 153
  14. ^ Muharrem Cërrabregu, Kosova në Hartat e Vjetra, UP, Prishtinë, 1977, s. 92 (Arnavutça)
  15. ^ a b Skender Rizaj, “Struktura Stanovništva Kosovskog Vilajeta” Vranjski Glasnik, knj. VIII, Vranje, 1972, s. 94-105 (Sırpça)
  16. ^ Kosova Vilayeti Salnamesi, 1296/1878
  17. ^ Ahmed Rifat, Lugat-ı Tarihiyye ve Coğrafya (1-2), İstanbul, 1299/1882, C.I, s. 169-325; C. II, s. 87-89
  18. ^ Serafim Nikolić, Prizren od Srednjeg Veka do Savremenog Doba Urbanističko-Arhitektonski Razvoj, Prizren, 1998, s. 223-224 (Sırpça)
  19. ^ Skender Rizaj, “Upravno-Političke Reforme”, Makedonija vo Istočnata Kriza 1875-1881, MANU, Skopje, 1978, s. 168 (Makedonca)
  20. ^ Hasan Kaleshi-Hans Jürgen, Vilajeti i Prizrenit I Përparimi, No: 2, Prishtinë, 1967, s. 165-193 (Arnavutça)
  21. ^ Leo Freundlich: Albania’s Golgotha (İngilizce)
  22. ^ a b Sacit Kutlu, Milliyetçilik ve Emperyalizm Yüzyılında Balkanlar ve Osmanlı Devleti, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2007
  23. ^ Yeni kardeş şehir Kuşadası Belediyesi
  24. ^ Kardeş şehir sayısı 13’e çıkıyor Gaziantep Belediyesi
  25. ^ Coğrafi Konumu Prizren Belediyesi
  26. ^ Şehrin nüfus istatistik rakamları tahminîdir. Veriler AGİT, UNHCR, Alman KFOR Askerî Gücü ve Kosova’da dolanan bazı rakamlardan alınmış ve bu veriler arasında gerçeğe en yakın olan sonuç kullanılmıştır.
  27. ^ Raif Vırmıça, Kosova’da Osmanlı Mimari Eserleri I, TC Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1999, s. 25